|
Mahsuni’yi Anmak ve Başkan Batur |
|
Aslında 1940 ların başında Berçenek’ten yaya çıktığı yolda, Yol’a hizmetle ömrünü geçirmiş ve 2002 Mayıs’ının 17 sinde Hakka yürüyen, çağımızın Pir Sultan’ı Aşık Mahsuni Şerif’ i yazmak istedim bu hafta. Ne yazsam yavan geldi. O’nu anlatacak sözcükleri aradıkça birbirni ardına dizdikçe beceremediğimi gördüm. Öyle ya Ben mi anlatacağım Mahsuni Baba’yı; haddime mi? O kendi dizelerinin her hecesinde anlatmış zaten ne anlatılması gerekiyorsa. Kime ne söylenecekse söylemiş 20-30-40 yıl evvelinden bu güne dair üstelik. Denizler’i andığımız Mayıs başındaki etkinliklerden bahsetmeyi de aklımdan geçirmiştim ama onlara kıyanlara da Büyük Ozan’ın “Erim Erim Eriyesin..” diyerek bize söz bırakmadığını gördüm. Sevdaya ve yaşama dair onun söylediklerinden halkını daha iyi bilen ve anlatan ne vardı? İçinde Halk’a dair içerik taşımayan türküyü bile türküden kabul etmeyecek kadar kendine halkına adamış Mahsuni ‘yi anlatmaya çalışmanın benim için nafile bir gayret olduğunu bir kez daha kabul ettim. Yapmam gereken, O’nu anlamaya çalışmak dizelerini özümsemek olabilirdi ancak. Bu düşüncelerle de dün gece Narlıdere Atatürk Kültür Merkezi’nde gerçekleşen 3. Aşık Mahsuni Şerif Beste Yarışması nı izlemeye gittim. Büyük Ozan’dan feyz alarak hazırlanmış finaldeki 10 eserin tamamı o kadar güzel ve değerliydi ki jüri çok bocalamış olmalıydı. Artık aramızda olmasa bile adı dahi yetiyor diye düşündüm diğer sözüm ona yarışmaları da hatırlayınca. Aynı zamanda jüride de yer alan Erdal Erzincan ve oğlu Ali Mahsuni yürekleri fethetti. Ayakta çoşkuyla dakikalarca alkışlandı. Yüzlerce yürek dün gece Mahsuni ile attı. Özellikle Ege TV de canlı yayınlanan programı seyredenler ve orda bulunanlar bu coşkuyu ifade etmekte de aciz kaldığımı görüyorlardır. “Aşık Mahsuni Şerif “ adının verildiği parkta başlayan etkinliğin geleneksel olarak beste yarışmasıyla taçlanması Ozanımız’ı anmanın ötesinde O’nun fikirlerini gündeme taşıması açısından çok önemli ve değerli. Kimin nasıl anılması, anlatılması gerektiğini bu etkinliklerle bize gösteren Narlıdere Belediye Başkanı Sayın Abdül Batur her türlü takdir ve övgüyü hak etmiyor mu? Başarı, yaptınız birkaç bina ve yolla diktiğiniz birkaç çiçekle olmuyor. Bu yapılanlar, felsefi birikime dayalı oturmuş bir kafa yapısının ürünü olursa kalıcı ve kişilikli esereler haline geliyor. Yani durup dururken Abdül Batur olunmuyor demek ki. Her şeyin moda deyimiyle “çakması” nı eser diye sunanlara duyurulur. Tebrikler Abdül Batur.
|