Anasayfa Amasya

Ataturk Diyor Ki

Tam bağımsızlık denildiği zaman siyasî, malî, iktisadî, adlî, askerî, kültürel vs. her hususta tam bağımsızlık, tam serbestlik demektir. Bu saydıklarımın herhangi birinde bağımsızlıktan yoksunluk, millet ve memleketin gerçek anlamıyla bütün bağımsızlığından yoksun kalması demektir. (1919)

Giriş Formu






Amasya

 

AMASYA'NIN KISA TARİHÇESİ

Yapılan arkeolojik araştırma ve bulgulara göre Amasya'da ilk yerleşme M.Ö. 5500 yıllarında başlayıp Hitit, Frig, Kimmer, İskit, Lidya, Pers, Hellenistik - Pontus, Roma, Bizans, Danişmend, Selçuklu, İlhanlı ve Osmanlı dönemlerinde de kesintisiz olarak devam etmiştir.

Bu dönemlerin arkeolojik yerleşim yerlerine ait kalıntılar halen mevcuttur. Amasya merkezinde uygarlıklarından derin izler bırakan Pontuslar'ın (M.Ö.333 - M.Ö.26) Krallarının ölümünden sonra kayalara oymak suretiyle yaptıkları Kral Kaya Mezarları, bu gün bile ilimizin anıtsal eserleri arasında yer almaktadır. M.Ö. 26 - M.S.395 tarihleri arasında Roma egemenliğine geçen ilimiz ve çevresinde bu uygarlığa ait su kanalları, kaleler köprüler vb. eserlerden bazıları günümüze kadar gelebilmiştir.

700 yıl Bizans egemenliğinde kalan Amasya'yı 1071 yılında Anadolu'ya giren Alparslan'ın komutanlarından Melik Ahmet Danişment Gazi 1075 yılında fethederek burada ilk Türk Egemenliğini kurmuştur. Bundan sonra Amasya'da Selçuklu egemenliği görülmektedir. Bu dönemde yaşamış olan vali ve emirler yaptırdıkları medrese, cami, türbe gibi eserlerle kentimizi Anadolu'nun en büyük kültür merkezi durumuna getirmişlerdir. Selçuklular 1243'deki Kösedağ Savaşı'nda Moğollara yenilmiştir. 1246 yılında başlayan Moğol istilasında, ilk Amasya Valiliği Seyfettin Torumtay'a verilmiştir. İran'da kurulan İlhanlılar, 1265'te Anadolu'yu hakimiyetleri altına alarak, yönetime el koymuş ve kendisine bağlamışlardır. Kentimizde yaşamış bazı İlhanlı şahsiyetlerinin mumyaları halen müzemizde teşhir edilmektedir.

1341 yılından sonra Uygur Türklerinden Ertana Beyliği'nin hakimiyeti görülmektedir. 1386 yılında Şehzade Yıldırım Bayezid Amasya'yı Osmanlı topraklarına katmıştır. 1402'de Osmanlı birliğinin bozulmasına sebep olan ve Timur'un zaferi ile sonuçlanan Ankara Savaşı, Osmanlılardaki kargaşayı, Şehzadeler arasında mücadeleye dönüşmüştür. Amasya Valisi Çelebi Mehmet duruma hakim olarak ikinci defa Osmanlı birliğini sağlamıştır. Amasya; Osmanlı padişah ve şehzadelerinin gösterdikleri özel ilgi nedeniyle, "Şehzadeler Şehri " olarak ün yapmıştır. Şehzade Yıldırım Bayezid, Çelebi Mehmet, Şehzade Murat (II) (1404 yılında Amasya'da doğmuştur.), Şehzade Ahmet Çelebi, Şehzade Mehmet (II), Şehzade Alâeddin, Şehzade Bayezid (II) (oğlu Yavuz Sultan Selim Han 1470 yılında Amasya Sarayında doğmuştur.), Şehzade Ahmet, Şehzade Murat, Şehzade Mustafa, Şehzade Bayezid ve Şehzade Murad (III) çeşitli tarihlerde Amasya'da Valilik Yapmışlardır. Bu dönemde birçok âlim ve ulema yetişmiş, saray, çeşme, medrese, cami, türbe v.b. gibi kalıcı eserlerle kentimiz bir kültür merkezi olarak tarihteki yerini almıştır. Bu eserler günümüze kadar gelerek geçmişe ışık tutmaya devam etmektedir.Tarihin akışı içerisinde önemli roller üstlenen Amasya Kurtuluş Savaşı sırasında yine ön plana çıkmıştır.

19 Mayıs 1919 tarihinde Samsun'da başlayan Milli Mücadele'nin ilk adımı, 12 Haziran 1919 tarihinde Mustafa Kemal'in Amasya'ya gelmesiyle devam etmiştir.

Kurtuluş mücadelesinin planları hazırlanmış, Erzurum ve Sivas kongrelerinin toplanmasına burada karar verilmiş, 22 Haziran 1919 tarihinde yayınlanan "Amasya Tamimi" ile "Milletin İstiklâlini Yine Milletin Azim ve Kararı Kurtaracaktır" denilerek Milli Mücadele burada fiiliyata geçirilmiştir. Bu itibarla, Amasya, Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşunda da ilk önemli adımın atıldığı yer olmuştur.

 MİLLİ MÜCADELE DÖNEMİNDE AMASYA

19 Mayıs 1919 ile başlatılan yeni bir dönemin başlangıç noktası 12 Haziran ve 22 Haziran tarihleri ile bu başlangıç bir dönüm noktasına gelmiştir. Amasya'ya ulaşan "Ümit Kafilesi" buradaki inanç ve çalışma ile 22 Haziran'da Milli Mücadelenin ilk yazılı beyannamesinin yayınlanmasıyla taçlanmıştır.

Mustafa Kemal ve beraberindeki Milli Mücadele kahramanlarını Amasyalar muhabbetle kucaklamıştır. Samsun ve Havza'daki tereddüt dolu hava Amasya'da yumuşamıştır. Daha sonra Türk İnkılap tarihinin bel kemiğini meydana getirecek olan AMASYA TAMİMİ'nin yayınlanmasına giden yol buradan açılmıştır. Milli Mücadelenin esas çalışma masası Amasya üzerinde kurularak, Türk milletinin geleceğinin garantisine atılan imza olmuştur.

"PAŞAM !..,BÜTÜN AMASYA EMRİNİZDEDİR.
GAZANIZ MÜBAREK OLSUN"

Mustafa Kemal Paşa ve yanında mesai arkadaşları 12 Haziran Perşembe günü Amasya'ya yaklaşırken şehir içinde de karşılama heyetinin önderliğinde mektep talebelerinin, Muallimlerinin, din adamlarının, askeri birliklerin, kalabalık ahali, şehrin ileri gelenleri, tüccarı, çiftçisi, fabrikatörü ile Amasya'nın Culüs Tepesi mevkiinde toplanmaya başladılar.

İkindi sonrası, Mustafa Kemal Paşa yanında bir grup çalışma arkadaş kafilesinin yer aldığı otomobil ile Amasya'ya giriş yaptı. Karşılama heyetinde yer alan kalabalık bütün dikkatini "büyük misafir"e verilmişti. Üniformaları Amasya'nın tozlu yollarında renk değiştirmişti. Mustafa Kemal, üstü açık Benz marka otomobilinden indi, kalabalığın tam karşısında yorgun ama gür sesiyle; "Merhaba Amasyalılar!" dedi. Kalabalık ahalinin önünde bir sıra oluşturan Amasya ileri gelenleri arasında Müftü Hacı Hafız Tevfik Efendi; "Paşam...Bütün Amasya emrinizdedir...Gazânız mübarek olsun..." diyerek gürledi. Elini bütün muhabbetiyle Mustafa Kemal Paşa'ya doğru uzattı. Uzanan eli Mustafa Kemal Paşa büyük bir saygıyla öpüp muhabbetle kucakladı.

Müftü Efendi, Anafartalar Kumandanı olarak tanınan Paşa'ya;
"Çanakkale'den sonra Şimdide vatanı ikinci defa kurtarmayı ahd ettiniz, her ânı endişeler içindeki yurda halâsı (kurtuluşu) nâsip kılacak himmete giriştiniz. Hoş geldiniz, safalar getirdiniz, himmetiniz payidar olsun" dedi. Daha sonra da yanındakileri teker teker tanıttı. Bunların bir kısmı dini müesseselerde görev almış şahsiyetlerdi. Diğerleri de beldenin sözü dinlenen kimseleriydiler. Aralarında resmi görevli memurlar yer almıştı.

 

KARŞILAMA HEYETİNDE BULUNANLAR


Hacı Hafız Tevfik Efendi (Müftü, Meclis-i Umumi Vilâyet Azası), Abdurrahman Kâmil Efendi (Vaiz), Topcuzâde Mustafa Bey (Belediye Reis), Hoca Bahaeddin Efeni, Şeyh Cemaleddin Efendi, Harputizâde Hasan Efendi, Eytam Müdürü Ali Efendi, Hacımahmudzâde Mehmed Efendi, Miralayzâde Hamdi Bey, Kofzâde Hâfız Mustafa Efendi, Şirinzâde Mahmud Efendi, Melekzâde Süleyman Efendi Kahvecizâde Mehmet Efendi, Veysibeyzâde Sıtkı Bey, Seyfizâde Ragıp Efendi, Arpacızâde Hürrem Bey, Topcuzâde Hilmi Bey, Ali Himmet Bey, Mehmed Ragıp Bey, Yumukzâde Hamdi Efendi, İsmail Hakkı Raşa, Yörgüçzâde Rasim Efendi, Lütfi Bey, Komiser İsmail Bey, Komiser Muavini Osman Efendi, Abdurrahman Rahmi Efendi (PTT memuru)
MUSTAFA KEMAL PAŞA'NIN 9.ORDU KITA'ATI MÜFETTİŞLİK KARARGAHIYLA BİRLİKTE AMASYA'YA GELEN KUMANDANLAR
9.Ordu Kıta'atı Müfettişi Mustafa Kemal ile birlikte Amasya'ya gelen, karargâha mensup kumandanlar da şunlardan ibaretti:
Erkân-Harbiye Reisi Kâzım Beyfendi.
Sıhhiye Müfettişi Miralay İbrahim Tâli Bey
Erkân-ı Harbiye Kaymakamı Arif Bey
Erkân-ı Harbiye Binbaşı Hüsrev Bey
Sıhhiye Müfettişi Muavini Binbaşı Refik Bey
Topçu Müfettişi Binbaşı Kemal Bey
Müfettişliğin görevli subaylarının maiyetinde yer alan yâverler
Piyade Yüzbaşı Cevad Efendi
Piyade Yüzbaşı Mustafa Efendi
Piyade Yüzbaşı Ali Şevket Efendi
Piyade Yüzbaşı Mümtaz Efendi
Piyade Yüzbaşı İsmail Hakkı Efendi
Tabip Yüzbaşı Behçet Efendi
Topçu Mülazım-ı Sâni Mustafa Efendi
Mülazım-ı Evvel Abdulah Efendi
Müfettişlik memuriyetinde görev alanlar
Adlî Müşavir Ali Ziya Bey
Tabur Hesap Memuru Rahmi Efendi
Sınıf-ı Sânî Faik Efendi
Zabit Vekil Tahir Efendi
Sınıf-ı Rabi Memduh Efendi
Mustafa Kemal Paşa ve yanındakiler, coşkun bir karşılama töreninden sonra bir müddet beraber yürüdüler. Bu yürüyüş Cülüs Tepe'den Hükümet Konağı'na kadar sürdü. Bu arada Amasyalıların "Ümit Kafilesi" ne gösterdikleri yakın ilgi ve alaka kesintisiz devam etti.

MUSTAFA KEMAL'İN AMASYALILAR'A HİTABI

 

 
 

Anketler

Yeni sitemizde en çok görmek istediğiniz nedir ?
 

Köşe Yazarları

İlker Ağın
İlker Ağın
Ümit Çetin
Ümit Çetin
Cemalettin Gürbüz
Cemalettin Gürbüz